NIT Araştırma Projesi Doğu Marmara Bölgesi'nde Erken Tarımcı Topluluklar
8000
yıldan fazla bir zaman önce kuzeybatı Anadoluda ilk tarımcı
topluluklar nasıl gelişti? Bu insanlar geçimlerini nasıl sağladı, ne
tür yerleşim yerlerinde yaşadılar, ölü gömme gelenekleri nasıldı ve
yakın ve uzaktaki hangi topluluklarda etkileşim halindeydiler? Daha
geniş bir zamansal ve bölgesel ölçüde, Neolitik dönemde tarımcılığın
Yakındoğudan Avrupaya yayılmasında kuzeybatı Anadolunun rolü neydi? Yaklaşık
20 yıl önce Netherlands Institute for the Near East (NINO) ve Hollanda
Araştırma Enstitüsü (NIT) tarafından başlatılan uzun soluklu araştırma
projesi Doğu Marmara Erken Tarımcı Toplulukların merkezindeki
sorulardan bazılarını bu şekilde sıralayabiliriz. Tarımın batıya doğru
yayılımını daha iyi anlayabilmek için Asya ve Avrupanın coğrafi
sınırında yer alan Marmara Bölgesinin araştırılması büyük önem
taşımaktadır. Ancak, bu bölge uzun süre tarihöncesi arkeolojisi
haritalarında boş kalmıştır.
Söz
konusu projenin başlangıcı 1987 yılında Jacob Roodenberg tarafından
başlatılan Ilıpınar kazıları ile olmuştur. Bu kazı, bölgenin alüvyonlu
vadilerine erken tarımcı toplulukların nasıl yerleştiklerini
araştırmayı amaçlayan ilk sistematik girişimdir. 8000 yıl öncesine
tarihlenebilecek olan Ilıpınarın eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip
olduğu saptanmıştır. Projede ikinci adım olan Menteşe höyüğü
kazılarında Ilıpınardan elde edilen bulguların bölgesel bağlamda
değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu höyük yedinci binyılın ikinci
yarısından itibaren yerleşim görmeye başlamıştır ve ilk yerleşim tarihi
Ilıpınardan birkaç yüzyıl öncesine aittir. Üçüncü bir höyük olan
Hacılartepe Ilıpınar ile olduğu tahmin edilen bağlantılar nedeniyle
araştırılmış fakat sadece Erken Tunç malzemesi ele geçmiştir.

|
| NIT Barcın Höyük Kazıları (2005-) Erken
tarımcı topluluklar projesinin üçüncü ayağını 2005 yılında başlanan
Barcın Höyük kazıları oluşturmaktadır. Yerleşme Yenişehirin 5 km
batısında, Bursa-İznik yolu üzerinde yer almaktadır. Bizans, Roma,
Erken Tunç, Geç Kalkolitik ve Geç Neolitik dönemlere ait bulgular veren
bu yerleşmenin, Menteşe ve Ilıpınar höyüklerinin en erken evrelerinden
de önceye tarihlenen buluntular vermesi beklenmektedir. Araştırmalar
ilerledikçe Neolitik tabakalar üzerinde yapılacak ayrıntılı bir
çalışmanın bölgedeki yerleşik hayatın ilk evreleri ile ilgili önemli
bilgiler sağlaması umulmaktadır. Bu çalışma, kuzeybatı Anadolu ve
güneydoğu Avrupanın Neolitikleşme sürecinde Marmara Bölgesinin
rolünün anlaşılmasına yardımcı olacaktır. | [map source:
http://visibleearth.nasa.gov/view_rec.php?id=16065]

| | 
|
Barcın Höyükteki araştırmaların tarihi Anadoludaki
birçok tarihöncesi yerleşme gibi Barcın Höyük de literatüre ilk olarak
James Mellaart ve David Frenchin çalışmaları ile girmiştir. 1980li
yıllarda Mehmet Özdoğanın yüzey araştırmalarına dahil edilmiştir.
Yerleşmede NIT/NINO tarafından Jacob Roodenberg yönetiminde başlatılan
ve İznik Müzesinin himayesinde (2005 ve 2006) kazılmaya başlandığı
2005 yılına kadar herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Bu zamana kadar
Yenişehir II olarak bilinen yerleşmeye yakınında bulunduğu köyün adı
verilmiştir. 2005 yılından beri her yıl devam ettirilen kazı
çalışmalarının başkanlığını 2007den itibaren NITden Fokke Gerritsen
üstlenmiştir. 2005
ve 2006 yılı kazılarında tabakalanın belirlenmesi ve Neolitik
tabakaların yer ve dağılımları hakkında bir fikir edinilmesi
amaçlanmıştır. 2007 yılında yerleşmenin merkezindeki çalışmalara devam
edilmiş, kazısı yapılan dört açmada bir Bizans mezarlığı ve çoğunlukla
Geç Kalkolitik ve Geç Neolitike ait yerleşim evreleri ortaya
çıkarılmıştır. Söz konusu açmalardan ikisinde kazı ekibi yüzey
seviyesinin yaklaşık 3 metre altında bulunan Neolitik tabakalara
ulaşmıştır. Neolitik yerleşimin üst tabakalarından alınan radyokarbon
örnekleri bu tabakaların 8000 yıldan daha eski olduklarını
göstermiştir. Bu sonuçlar Barcın Höyükü bölgedeki en eski
yerleşmelerden birisi yapmış ve erken tarımcılığın kuzeybatı Anadolu ve
ötesine yayılımındaki önemini tekrar vurgulamıştır.
 | | 2007 sezonu 2007
yılı kazıları Barcın Höyük'ün yerleşim tabakalarının önemli zaman
dilimleri ile bölünmüş bir dizi evreden oluştuğunu ortaya çıkarmıştır.
En erken tabakaya henüz ulaşılmamıştır. Açmalardan birinde, iyi
korunmamış durumda olasılıkla Geç Neolitik bir yapı kalıntısına
rastlanmıştır. Duvarların içinde dört çocuk gömüsü bulunmuştur. İleride
daha geniş alanların kazılmasıyla bir köy planının ortaya çıkarılması
umulmaktadır. Diğer bir açmada Geç Kalkolitik'e ait birkaç evre tespit
edilmiştir. Burada ele geçen en önemli buluntu yaklaşık 3 m
genişliğindeki hendek olmuştur. Bu hendeğin su depolamak ya da
yakınlardaki Aktopraklık yerleşmesinde olduğu gibi yerleşmenin farklı
bölgeleri arasında sınır olarak kullanılmış olabileceği
düşünülmektedir. Barcın
Höyükte ele geçen çakmaktaşı ve obsidiyen balantular yakınlardaki
Ilıpınar ve Menteşe buluntuları ile olduğu kadar İstanbul bölgesindeki
Fikirtepe ve Pendik örnekleri ile de büyük benzerlikler taşımaktadır.
|

|
| Orta Bizans dönemine ait olan mezarlık Geç Kalkolitik
tabakaların üzerinde yer almaktadır. İlk olarak kısmen 2006 yılında açılan
mezarların kazılmasına ve belgelenmesine 2007 yılında devam edilmiştir.
Gömülerin tümü sırtüzeri yatırılmış, başları batıya yöneltilmiştir. Mezarlar
çoğunlukla büyük pişmiş toprak tuğlalardan yapılmış bir üçgen çatı ile
örtülmüştür. Bu Bizans mezarlığından az
sayıda az sayıda ele geçen buluntular bronz takılar, küçük çanlar ve 2006da
bulunan ve pandantif olarak kullanılmış olabilecek bir bronz rölik kutusunu
içermektedir. Bu haç şekilli kutu Meryem ve İsanın kazıma tasvirleri ile
bezenmiştir.
|
2008 sezonu 2008
yılında, 2007 yılının yontma taş, çanak çömlek ve insan kemikleri
buluntularının analiz edilmesine odaklanılmıştır. Arazideki kazılar ise
14 gömünün daha ortaya çıkarıldığı Bizans mezarlığında
yoğunlaştırılmıştır. Bu gömülerin çoğunluğu geçmiş yıllarda kazılan
mezarların altında bulunmuştur ve mezarlığın bu kesimindeki en eski
gömüler oldukları düşünülmektedir.

|
| Hedef Arazide
hala devam eden tarımsal faaliyetler nedeniyle kazı çalışmaları höyüğün
en yüksek kısmındaki kuzey-güney yönünde tek bir parselde
sınırlandırılmıştır. Gelecek yıllardaki çalışmalarda höyüğün henüz
araştırılmamış farklı kısımlarından örnekler alınması planlanmaktadır.
Tarım faaliyetleri olduğu kadar kemirgenlerin neden olduğu tahribat da
höyüğün üst tabakalarının bütünlüğünün büyük oranda zarar görmesine yol
açmıştır. Devam eden çalışmalarımızın odaklandığı alt tabakalar bu
tahribattan kurtulabilmiştir. Yerleşmenini Neolitik tabakaları üzerinde
yapılacak derinlikli araştırmaların sürdürülmesi ile Anadolu ve
Güneydoğu Avrupa arasındaki bu geçiş bölgesinin mimari gelenekler,
yerleşim düzeni ve geçim şekillerine ışık tutacak bilgilerin elde
edilmesi beklenmektedir. | 2009 Sezonu
Barcın
Höyük projesinin 2009 yılı arazi çalışmaları, kazı ve yerleşmede ve
çevresinde gerçekleştirilen jeoarkeolojik araştırmalardan oluşmuştur.
Çanak çömlek ile hayvan ve insan kalıntılarının analizleri
Yenişehirdeki kazı evinde sürdürülmüştür. 2009
yılında daha önceki yıllarda açılan açmalarda çalışılmaya devam
edilmiştir. Bu açmalardan birinde, Bizans mezarlarının en eskisi
belgelenmiş ve kaldırılmış, Geç Kalkolitike tarihlenen bir eve ait
birkaç fırın, zemin ve kerpiç tuğla duvar kalıntıları kazılmış ve son
olarak bu tabakanın altında Geç Neolitik yerleşmenin en geç kalıntıları
ortaya çıkarılmıştır. Diğer açmalarda daha kısıtlı bir zaman dilimi
ortaya çıkmasına karşın, burada alınan sonuçlar Neolitik yerleşmeyi
anlamamız için büyük önem taşımaktadır. Yerleşme sakinleri lem levhalar
ve ahşap dikmeler kullanılarak yapılmış dikdörtgen evlerde
yaşamışlardır. Bu tip evlere ait kalıntılar iç ve dış alanlar ile
birlikte ele geçmiştir. Tüm açmalarda daha derin ve henüz kazılmamış
tabakalar mevcuttur ve 2010 yılı çalışmalarının amaçlarından biri bu
tabakalara en az bir açmada ulaşmak ve tabakalanmayı tamamlamak
olacaktır. Bu zamana kadar yerleşmenin açık alanlar ile ayrılmış yapı
alanlarından oluştuğu yönündeki mevcut fikrimizi doğrulamış ya da
aksini ispat etmiş olmayı ummaktayız. Şu andaki görünüm zaman içinde
terk edilen yapıların düzlenerek açık alan haline getirildiği ve bu
açık alanların üzerine tekrar evlerin inşa edildiği yönündedir. | |  |
 | | Evlerin
arasındaki açık alanlar, şüphesiz diğer birçok amacın yanı sıra,
ölülerin gömülmesi için kullanılmıştır. Gömüler bacakları göğüslerinin
önünde sıkıca katlamış şekilde yan taraflarına yatırılmıştır. Kuzeybatı
Anadoluda gömülere hediye bırakılması sık görülen bir uygulama
değildir ve Barcın Höyük gömüleri de bu geleneğe uygundur. Neolitik
topluluğun sakinleri yalnızca evleri ve yerleşmelerinin alansal düzeni
ile değil, aynı zamanda elen geçen buluntular ve hatta yemek artıkları
sayesinde de görünür hale gelmektedir. Hayvan ve bitki kalıntıları ile
çanak çömlek ve yontma taş buluntuların analizleri devam etmektedir.
Küçük buluntular arasında öne çıkan bir örnek yanmış bir evin
kalıntılarının arasında ele geçen yaklaşık 10 cm yüksekliğinde pişmiş
toprak bir kadın figürinidir. Bu tip figürinler Barcın Höyükte
birkaç tam ve parçalar halinde örnek bulunuş olmasına rağmen nadirdir
ve işlev ve amaçlarına dair çok az şey bilinmektedir. Daha sık
rastlanan buluntular ise hayvan kemiklerinden yapılan kaşık, tığ, iğne,
spatula ve kemer kancası gibi aletlerdir. Bu aletler genellikle büyük
bir itina ile yapılmış ve çok iyi cilalanmıştır. Kırılan kaşıkların
sapları daha sonra iğneye dönüştürülmüştür. Balta, kap ve çok küçük
boncuklar gibi aletlerin yapımı için ise taş kullanılmıştır. | Jeoarkeoloji Bölgenin
peyzajının tekrar canlandırılabilmesi için kanıt toplamak amacıyla VU
University Amsterdam Jeoarkeoloji Bölümü öğrencileri Michiel Künzel ve
Hüseyin Bakmaz 2009 yılı çalışmalarına katılmışlardır. Yerleşmenin
çevresinde ve altındaki çökeltiden kimi modern yüzeyin 5.80 metre
altına inen karot örnekleri alarak her biri farklı hidrolojik koşullara
işaret eden ince kil, silt ve diğer kumlu çökelti tabakalarını
tanımlamışlardır. Tüm bu veriler bir araya getirildiği zaman
yerleşmenin yakın çevresinin peyzajının tarihine dair şematik bir resim
çizilebilmesi umulmaktadır. İlk belirtiler höyüğün güneyde bataklık bir
alan ile sınırlandığını göstermektedir. | |  |
Neolitik Çanak Çömleklerin Lipit Kalıntı Analizi Seramik
bir kapta süt ya da et esaslı ürünler saklandığında, çok küçük
miktardaki yağlar (lipitler) pişmiş kilin gözenekleri tarafından
emilir. Son birkaç yılda binlerce yıllık kaplardan bile bu lipitlerin
kalıntılarını toplayıp tanımlamayı mümkün kılan teknikler
geliştirilmiştir. Bu olasılık kapların hangi özel amaçlarla
kullanıldığının araştırılabilmesini mümkün kılmaktadır. Tübitak
(Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu) tarafından sağlanan
maddi destek sayesinde bir devam projesi başlatılmıştır. Bu projenin
amaçları 1) Geç Neolitik Barcın Höyükteki süt ürünleri kullanımını
kanıtlamak; 2) bu kullanımın başlangıcını ve ileriki gelişimini
tarihlemek; 3) süt ürünleri ve saklandıkları kap şekilleri arasındaki
ilişkiyi araştırmaktır. Kazı sezonu süresince 150 çanak çömlek parçası
analiz için seçilmiş ve İstanbuldaki Boğaziçi Üniversitesi Akeometri
Araştırma Merkezine getirilmiştir. Hadi Özbal ve Ayla Türkekul-Bıyık
kimyasal analizler, Laurens Thissen ise seramik analizler üzerinde
çalışmaktadır.
Barcın Höyük Kazısı Ekibi Fokke Gerritsen (Hollanda Araştırma Enstitüsü, İstanbul): Kazı Başkanı Rana Özbal (Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul): Başkan Yardımcısı Hadi Özbal (Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul): Arkeometri Laurens Thissen (Thissen Archaeological Ceramics Bureau, Amsterdam): Prehistorik çanak-çömlekler Ivan Gatsov (New Bulgarian University, Sofia): Yontma taş Petranka Nedelcheva (New Bulgarian University, Sofia): Yontma taş Alfred Galik (University of Veterinary Medicine, Vienna): Hayvan kalıntıları René Cappers (Groningen University): Botanik kalıntılar Jessica Pearson (Liverpool University): İnsan kalıntıları Anestis Vasilakeris (Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul): Bizans dönemi
Barcın Höyük ile ilgili yayınlar Alpaslan
Roodenberg, S., 2009: Demographic data from the Byzantine graveyard of
Barcın, in T. Vorderstrasse & J. Roodenberg (eds), Archaeology of
the countryside in Medieval Anatolia, Leiden (PIHANS 113), 169-175.
French, D., 1967: Prehistoric Sites in Northwest Anatolia: I. The İznik Area, Anatolian Studies 17, 49-100.
Gatsov,
I., P. Nedelcheva, R. Özbal and F. Gerritsen, in press: Prehistoric
Barcin Höyük: 2007 Excavations and Chipped Stone Artifact Analysis, in
F. Drasovean (ed.), Ten Years After: The Neolithic of the Balkans as
Uncovered by the Last Decade of Research, Timisoara, Museum of Banat
Publications.
Gerritsen, F., R. Özbal, 2009: Barcın Höyük Excavations, 2007, 30. Kazı Sonuçları Toplantısı, vol. 3, 457-464. (pdf) Mellaart, J., 1955: Some Prehistoric Sites in North-Western Anatolia, Istanbuler Mitteilungen 6, 53-88.
Korsvoll,
N., 2008: Protection in This World and the Next. The Function of
Byzantine Grave Goods, unpublished Honours Thesis, University College
Utrecht.
Özdoğan, M., 1986: 1984 Yılı Trakya ve Doğu Marmara Araştırmaları, Araştırma Sonuçları Toplantısı 3, 409-420.
Roodenberg,
J.J., A. van As and S. Alpaslan Roodenberg, 2008: Barcın Hüyük in the
Plain of Yenişehir (2005-2006). A Preliminary Note on the Fieldwork,
Pottery and Human Remains of the Prehistoric Levels, Anatolica 34,
53-66.
Roodenberg,
J.J., 2009: The Byzantine graveyards from Ilıpınar and Barcın in
Northwest Anatolia, in T. Vorderstrasse & J.Roodenberg (eds),
Archaeology of the countryside in Medieval Anatolia, Leiden (PIHANS
113), 154-167.
Destek ve Finansman Barcın Höyük kazıları Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ile sürdürülmektedir. Barcın
Höyük kazıları Netherlands Organization for Scientific Research (NWO)
ve Netherlands Institute for the Near East (NINO) tarafından
yapılan mali destek sayesinde gerçekleştirilmektedir. |