PLEASE NOTE:  TURKISH CHARACTERS APPEAR ONLY WHEN VIEWED WITH INTERNET EXPLORER OR RECENT VERSION OF NETSCAPE.

ONEMLI NOT:  TURK ALFABESININ TUM HARFLERINI OKUYABILMEK ICIN YA INTERNET EXPLORER PROGRAMINI YA DA NETSCAPE PROGRAMININ YENI BIR VERSIYONUNU  KULLANINIZ.

Article reproduced with permission from authors. Bildiri yazarlarin izni ile internette yayinlanmaktadir. 

2001 TELL KURDU KAZILARI

 

 

Rana ÖZBAL*

Fokke GERRITSEN

K. Aslıhan YENER

 

Giriş

Hatay İli Reyhanlı İlçesi’nde bulunan Tell Kurdu Höyüğü'nde 2001 yılı arkeolojik kazı çalışmaları 18 Temmuz - 7 Eylül 2001 tarihleri arasında sürdürülmüştür. Başkan Doç. Dr. Aslıhan Yener, başkan vekili Rana Özbal, ve kazı başkan yardımcısı Dr. Fokke Gerritsen'den yanısıra, 2001 yılı sezonuna Sarah Kielt Costello, Gülçin Çakmakcı, Benjamin Diebold, Özlem Doğan, Mücella Erdalkıran, Prof. Dr. Elizabeth Healey, Dr. Kathryn Keith, Prof. Dr. Hadi Özbal, Sabrina Sholts, Yukiko Tonoike, ve Ayşen Uygur eşlik etmişlerdir. 2001 yılı kazılarında bakanlık temsilcisi olarak kazı başlangıcından 30 Temmuz tarihine kadar Antalya Müzesinden Ünal Demirer, kazının geri kalan bölümünde Gaziantep Müzesinden Hakkı Alhan görev almışlardır. Ayrıca, 2001 yılı Tell Kurdu kazıları höyüğü çevreleyen Suluköy, Karatepe ve Akkerpiç köyleri olmak üzere 3 köyün sakinlerinden oluşan toplam 17 kişilik bir işçi grubunun yardımları ile yapılmıştır.

Bu sezon için gerekli olan maddi destek National Science Foundation, Wenner-Gren Foundation kurumlarından, American Research Institute in Turkey (ARIT) ve Fulbright-Hays organizasyonlarından ve projemize sponsör olarak katılan özel kişilerden sağlanan bağışlardan sağlanmıştır. Tüm yardımları için kazı ekip üyelerine, temsilcilerimize, destekleri için Mustafa Kemal Üniversitesi'nin Rektörü Prof. Dr. Haluk İpek'e, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Miktat Doğanlar'a, ve Dekan Prof. Dr. Keriman Günaydın'a şükranlarımızı iletiriz.

 

Tell Kurdu Höyüğü: Yerleşmenin Tanımı

            Tell Kurdu Höyüğünde kazılar ilk 1938 yılında Prof. Dr. Robert Braidwood tarafından yürütülmüş, höyük arkeoloji dünyasına ilk bu sayede tanıtılmıştır (Braidwood 1960). Yaklaşık 60 senelik bir aradan sonra 1995'de Tell Kurdu'da başlayan araştırmalar yine Oriental Enstitüsü'nün himayesi altında, Doç. Dr. Aslıhan Yener'in başkanlığında devam etmektedir (Yener et al. 2000a, 2000b, Yener 2001).

15 hektar büyüklüğünde olan Tell Kurdu tepesi Amik Ovası Kalkolitik yerleşimlerinin kuşkusuz en büyüğüdür (Çizim: 1). Höyüğün güneyinde bulunan yükseltisinde beşinci bin yıla tarihlenen Obeyd ile eşzamanlı Kalkolitik Amik E dönemi seramiği (M.Ö. 4800-4300) yoğunlukla bulunurken, höyüğün kuzeyde bulunan kısmında ise altıncı bin yıl Kalkolitik Amik C dönemi (M.Ö. 5500-5000) ve Halaf ile ilişkili seramiğin varlığı belirlenmiştir.

 

Tell Kurdu Höyüğü'nün Bu Günkü Durumu

Amik Ovası sulu tarım için sık sık tesviye faaliyetlerine mahruz kalmaktadır. Maalesef Tell Kurdu'da da 1970'li yıllardan günümüze kadar bu amaçla önemli bir tahribat olmuş, höyüğü binlerce yıl koruyan üst tabakalar tarım arazisi olarak kullanılmak için metrelerce traşlanarak düzlenmiştir. Bunun sonucunda önemli bir kültür dönemi yok olmuş ve arkeolojik açıdan sağlam kalan alt katmanlar da tarım ve erozyon tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. 2000 yılında Kültür Bakanlığının bu 15 hektarlık höyüğü kamulaştırması tahribatın belli ölçüde durdurulmasını sağlamıştır.

Binlerce yıl höyüğü koruyan üst tabakaların tesviye edilmesi arkeolojik katmanların yüzeyin hemen 20-40 cm alttan başlamasına yol açmıştır. Koruyucu üst topraklarını kayıp eden bu katmanlar ve burada bulunan arkeolojik bulgular ve mimari yapılar erozyon ve yağmur etkisiyle tahribe uğramaya başlamışlardır. 2001 Tell Kurdu kazı sezonunda höyüğün büyük hasar gören kuzey tarafında yoğunlaşmıştır. Amacımız geniş bir alanda çalışılarak toprağın hemen altında yer alan mimari yapı katını gün ışığına çıkartarak, yok olmaya başlayan bu tabakaları araştırmakdır. 2001 yılı kazılarının ana amaçlarını aşağıda sıralayabiliriz:

 

Tell Kurdu Höyüğü: 2001 Yılı Kazı Amaçları

2001 yılı kazılarının iki temel amacı vardı.

1) Höyüğün güneydoğusunda bulunan dozer kesitinin temizlenmesi (19 Numaralı Operasyon)

2) 1999 yılında Tell Kurdu höyüğünün kuzey tarafında açılan 12 ve 16 numaralı açmaların genişletilmesi (20, 21, 22, 23, 24, 25, ve 26 Numaralı Açmalar)

           

Tell Kurdu Höyüğü: Kazı Amaçları Doğrultusunda Çalışılan Kazı Bölgeleri

1) 19. Operasyon, Doğu Yamaç Temizlemesi:

Tepenin dozer ile hasara uğramış güneydoğu yamacında 19. Operasyon adı altında 5 metre eninde bir kesit temizlemesi gerçekleşmiştir. Bu temizleme işlemi 5 gün kadar kısa bir süre devam etmiş olsa da, hem tepenin jeolojik tabakalanması açısından, hem de seramik kronolojisi hakkında önemli bilgi edinmemizi sağlamıştır. Bu çalışma tepenin bu bölümünde toprak birikimi ve tabakalanmanın çok hızlı bir şekilde oluşmuş olduğunu ve tabakalanmanın güneyden kuzeye meyilli bir biçimde gerçekleştiğini saptamış, ayrıca 1998 ve 1999 yıllarında höyüğün bu kısmında kazılan açmaların kronolojik karşılaştırması bakımından da önemli olmuştur (Yener et al. 2000a, 2000b, Yener 2001).

 

2) 12, 16, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 26 Numaralı Açmaları Kapsayan Kuzey Alan Çalışmaları

2001 çalışmalarımızın asıl amacı tepenin kuzeyinde 1999 kazıları sonucunda 12 ve 16 numaralı açmalarda bulunan ve Geç Amik C dönemine tarihlenen mimari yapıları genişleterek bu alanı aydınlığa kavuşturmaktı. Bu alanda hem 1998 yılında Dr. Lewis Summers başkanlığında hem de 1999 yılında Boğaziçi Üniversitesi Jeofizik laboratuarından Prof. Dr. Cemil Gürbüz başkanlığında yürütülen manyetometre araştırmaları burada bulunan mimari yapıları ve anomolileri ortaya çıkarmışlardır (Çizim: 1). Söz konusu anomolileri araştırmak üzere, 1999 yılında kazı çalışmaları gerçekleşmiş, 150 metre karelik, Amik C dönemine tarihlenen, bir alan gün ışığına çıkartılmıştır (12 ve 16 numaralı açmalar). Fakat 1999 yılında yapılan kısa kazı sezonunda bu yapı kompleksinin tam olarak ne olduğunu ve ne işlev gördüğünü anlamak mümkün olmamıştır. Ancak 2001 yılında yapılan kazılar sonucunda buradaki mimari yapılar açıklık kazanmıştır.

2001 yılında belirtilen yapı kompleksinin devamını araştırmak için bu alanda, altısı 10 x 10 metrelik ve biri de 5 x 10 metrelik olmak üzere toplam yedi açma açılmıştır (20, 21, 22, 23, 24, 25, ve 26 numaralı açmalar). Bu sayede 1999 açmaları ile beraber 800 metre karelik bir alan gün ışığına çıkarılmış, bunun 700 metre-karesinde arzu edilen mimari tabakaya ulaşılmıştır (Çizim: 2). Bu sayede birbirini tamamlayan evleri, sokakları ve avluları ile Kalkolitik dönemin Geç Amik C evresine tarihlenen bir köy ortaya çıkarılmıştır (Resim: 1).

Yedi haftalık bir kazı sürecinde, küçük bir ekiple bu kadar geniş bir alanda çalışılabilmesi, söz konusu mimari tabakanın yüzeyden sadece 30 cm altta bulunmasından kaynaklanmaktadır. Ortaya çıkarılan mimari kalıntıların yüzeye bu kadar yakın olması, bu yapı kompleksinin kolaylıkla hasara uğramasına, erozyon ile erimesine ve sapan ile tahrip olmasına yol açmıştır. Böyle bir durumda duvarları ve mimari yapıları saptayabilmek bir hayli güç olmuştur. Fakat açmalarda yeşilimsi bir renk taşıyan çöp dolu sokaklar gibi kolaylıkla tanımlayabildiğimiz mimari yapılar da mevcuttu. Sokakların her iki tarafında birbirine bitişik şekilde ev ve avluların bulunması, buranın bir köy, veya belki daha büyük bir kasabanın bir mahallesi olduğunu kesinleştirmektedir.

Ortaya çıkarılan mimari yapıların farklı kısımlarında değişik türden evler olduğu ilgimizi çekmektedir. Örneğin köyün bir kısmında nişli ve payandalı, duvarları sıvanmış evler yoğunlukta bulunurken, aynı sokağın karşısında ufak tek odalı, sıvasız evler vardır. Ayrıca, köyün değişik yerlerinde en az iki veya üç adet avlulu kompleks olduğunu düşündüğümüz evler de mevcuttur. Tell Kurdu'da 2001 sezonu araştırmalarında ana amaçlarımızdan biri bu Kalkolitik mahalleyi, burada geçen faaliyetleri, mimari yapıların işlevlerini, yani bu insanların yaşam tarzlarını anlamaktır. 2001 sezonunda ortaya çıkarılan mimari

 

12 ve 16 Numaralı Açmalar (10 x 15 metre):

1999 yılında başlatılan 12 ve 16 numaralı açmalar 2001 yılında yeniden temizlenerek ve devam ettirilmiştir. Özellikle 12 numaralı açmada mimari yapılar belirlenmiş ve oda tabanlarına ulaşılmıştır. 16 numaralı açmada tabanlar dahil, odalar ve duvarlar 1999 yılında bulunup kazıldığı için, bu açma 2001 yılı çalışmalarında temizlenmiş fakat yoğun kazı çalışmasına şahit olmamıştır. 12 numaralı açmada çok sayıda oda, odaların arasında küçük bir avlu ve direk çukurları tarafından belirlenmiş bir açık mekan da bulunmuştur. Açmanın batı tarafında bulunan iki ayrı odada tandır çıkarılmıştır. Belirtilen odaların güneyde bulunanının tabanında üç adet öğütme taşı, bir küp, bir küp kapağı, bir ağırşak, ve bir kaç hesap taşı ve sapan taşı bulunan in situ bir yemek hazırlama mekanı gün ışığına çıkarılmıştır (Resim: 2). Açmanın kuzeyinde yer alan bir başka odanın tabanı ise beyaz sıva ile kaplanmış ve bu tabana gömülmüş bir mezar bulunmuştur. Herhangi bir gömü hediyesi olmayan mezar hoker pozisyonunda, yüzü batıya dönük şekilde bulunmuştur.

 

20 Numaralı Açma (5 x 10 metre):

20 numaralı açmanın belirgin özelliği, açmayı güneybatı'dan kuzeydoğu'ya kesen, 1 metre kalınlığında üstü çöp dolu sokakdır. Burada 16 numaralı açmada bulunan mimari yapıların tamamlayan duvarlar bulunmuştur. Duvarlar 20 cm yüksekliğine kadar korunmuşlardır. Açmanın, güneyinde büyük, kuzeyinde ise küçük, 2 ayrı oda bulunmuştur. Güney odada kilden yapılmış, doğu duvarın dibine yerleştirilmiş bir ambar ve ambarın yanında, içine bir hayvan boynuzu, bir kürek kemiği ve kullanılmamış uzun bir obsidyen dilgi (Resim: 3) yerleştirilmiş bir niş veya kapı eşiği bulunmuştur (Resim: 4). Bu bulguların duvar içine bir nişe veya bir kapı eşiğine yerleştirilmesi dinsel açıdan bir önemi olabilir. Söz konusu odanın kuzeyinde bulunan küçük odada ise bir tandır ortaya çıkmıştır.

 

21 Numaralı Açma (10 x 10 metre):

16 ve 20 numaralı açmalarda bulunan sokaklar 21 numaralı açmada kuzeydoğu-güneybatı istikametinde devam etmektedir. Açmanın kuzeyinde bu yolların kesiştiği dört-yol belirgin bir şekilde ortaya çıkarılmıştır. Kuzeydoğu güneybatı istikametinde devam eden bu sokağın her iki tarafında mimari yapılar tanımlanmıştır. Bu açmada beliren mimari yapılar sık ve duvarlar kalındır. Fakat duvar yüksekliğinin 10 cm’den az olması burada kazı işlemlerini güçleştirmiştir. Yolun hem batı hem de doğu taraflarında beliren tandırlar burada gün ışığına çıkarılan mimari yapıların ev olduğunu göstermektedir. Batıda olan tandırın yakınlarında, üstü seramik parçaları ile süslenmiş bir ocak bulunmuştur. Açmanın güneyinde mimari yapıların az korunmuş olmasından dolayı burada odaların devamları belirlenememiştir.

 

22 Numaralı Açma (10 x 10 metre):

22 numaralı açmada çok sayıda çöp ve mezar çukuru bulunmuştur. Mezarlar arasında açmanın kuzeybatısında yer alanında hoker pozisyonunda başı güneye yatırılmış, yüzü batıya dönük bir iskelet bulunmuştur. İskeletin başucunda siyah perdahlı seramikden bir küp gömü hediyesi ortaya çıkmıştır. 20 numaralı açmada güneybatı-kuzeydoğu istikametinde açmayı kesen sokak, bu açmada da aynı yönde devam etmektedir. Çöp ve mezar çukurlarının kesip tahrip ettiği tabakanın hemen altından özenle sıvanmış, seki veya payanda şeklinde çıkıntıları olan 2 ayrı ev bulunmuştur. Evlerin en az 5 tabanı kazılmış, her tabandan kimyasal ve mikroarkeolojik numuneler toplanmıştır. Ayrıca bu evlerin aralarında avlu olduğunu düşündüğümüz büyük bir mekan bulunmuştur.

 

23 Numaralı Açma (10 x 10 metre):

23 numaralı açmada mimari yapıların inşasında kullanılan kerpiçler yumuşak toprakdan yapılmış olduğu için açmanın kuzeydoğu köşesindeki mimari yapılar haricinde duvar ve odaları tanımlamak çok zor olmuştur. Aynı şekilde, diğer açmalarda ki yeşilimsi ve çöp dolu sokaklar burada hafif bir belirti halinde ortaya çıktığından, sokağı tanımlamak dikkat ve sabır istemiştir . Bu açmada mekanları betimlemenin güç oluşunun ayrı bir sebebi de 21 numaralı açmada olduğu gibi burada da genelde duvar yüksekliğinin 10 cm’den az olmasıdır. Ayrıca, 22 numaralı açmada olduğu gibi çöp çukurlarının sıklığı duvar ve odaların bulunmasını güçleştirmiştir. Mimari yapıların daha belirgin olduğu kuzeydoğu köşede değişik ebatlarda üç oda ve bir avlu bulunmuştur. Açmanın güneyinde derin bir sulama kanalının izlerine rastlanmış, bu yüzden burada bulunan tüm mimari yapılar hasara uğramıştır. Açmanın doğu tarafında yüzey toprağının hemen altında Amik Ovası kronolojisine göre E evresi, yani Obeyd Dönemine tarihlendirilen bir mezar bulunmuştur. Burada hoker pozisyonunda yüzü kuzeye yönlendirilmiş bir yetişkin iskeleti bulunmuştur. Gömü hediyesi olarak biri büyük biri küçük iki boyalı küp, ve bir de boyalı kase ortaya çıkmıştır.

 

24 Numaralı Açma (10 x 10 metre):

Bu açmada kazı çalışmaları çok kısa süreli olup sezon boyunca devam etmemiştir. Bu yüzden burada diğer açmalarda ulaşılan mimari yapı tabakasına ulaşılamamış, bitişik açmalarda bulunan mimari yapıların devamı burada henüz bulunamamıştır. Açmanın bazı kısımlarında mimari yapı izlerine rastalanılsa da bunlar, dozer, sapan ve çöp çukurları tarafından hasara uğramıştır. Açmanın batısında iki adet tandır gün ışığına çıkarılmış, ancak bunlarla ilişkili mimari yapılar bulunamamıştır. Ayrıca, açmanın kuzey profiline yakın iki ayrı mezar bulunmuştur. Mezarlardan bir tanesinin duvarlarının kerpiç ile örülmüş olması dikkat çekicidir. İskelet hoker pozisyonunda yüzü kuzeye dönük halde bulunmuştur. Gömü hediyesi olarak başucunda boyalı bir küp çıkarılmıştır.

 

25 Numaralı Açma (10 x 10 metre):

25 numaralı açma mimari açıdan cok zengindir. Bu açmada duvarlar diğer açmalardan hem daha kalın (yeryer 1 metre kalınlık gösteren) hem de daha iyi korunmuş olup, 50 cm yüksekliğe ulaşmaktadır. Duvarların yüksek oluşu, oda içlerindeki malzemenin de daha iyi korunmasını sağlamıştır. Örneğin, doğu profile yakın olan bir odanın tabanında in situ pozisyonda üç küp ortaya çıkmıştır (Resim: 5). Odalar geniş bir avluyla birbirinden ayrılmış olup avlu tabanında hasır izlerine rastlanılmıştır. Açmanın bu kısmından geçen bir sokak bulunmuş olsa da bu sokağın diğer açmalardakiler gibi devamlılık göstermediğini, temizleme ve kazılma aşamalarında alttan ev ve tandır kalıntılarının belirmeleri ile anlaşılmıştır. Mezar açısından da zengin olan bu açmada hoker pozisyonunda biri hediyeli diğeri az korunmuş iki iskelet bulunmuştur. Avlu olan yerde bulunan üçüncü bir gömü ise bir köpek mezarıdır.

 

26 Numaralı Açma (10 x 10 metre):

26 numaralı açma çalışmaları 22 numaralı açmada bulunan evlerin tamamının çıkarılması açısından önemlidir. Burada evler güneydoğu, kuzeybatı istikametinde giden sokağın her iki tarafında bulunmuştur. Sokağın kuzey tarafında gün ışığına çıkartılan evler tek odalı, birbirinden ayrılmış ufak mekanlar olarak belirirken, sokağın güneyinde bulunan odalar daha geniş ve bitişik odalar ile bağlantılı olan evleri teşkil etmektedirler. Açmanın doğusunda sokakdan sola sapan ayrı bir ara sokak bulunmuştur. Bu ara sokağın doğusunda geniş ve düzgün tabanlı bir oda tanımlanmıştır. Açmanın kuzey profiline yakın olan taraflarında çöp çukurların sıklığından dolayı tüm mimari yapılar hasar görmüştür. Burada parça parça çıkan duvarlar dışında oda olarak tanımlanabilecek bir mekan bulunamamıştır. Açmanın orta kısımlarında gömü hediyesi olmayan tabanı sıvalı bir mezar bulunmuştur. Hoker pozisyonunda yatan iskeletin başı doğuya, yüzü güneye yönlendirilmiştir. Mezar yüzey toprağına çok yakın bir seviyede bulunduğu için sapan veya benzer tarım aletleri iskeleti bozmuş, bazı kemiklerini yerinden oynatmışlardır.

 

Küçük Buluntular

En zengin buluntu grubumuz kuşkusuz seramiklerdir. Seramikler arasında Halaf ile ilişkili, yerel boyalı ve boyasız (koyu yüzlü, dışı perdhalı ve perdahsız) klasik Amik C çeşitleri yer almaktadır (Çizim: 3) . Tell Kurdu Amik C Dönemi seramiğinin büyük bir çoğunluğu boyasızdır. 2001 yılı Tell Kurdu kazılarında ele geçen diğer buluntular arasında çeşitli boyutlarda çoğu geometrik bezemeli damga mühürler çıkmıştır (Çizim: 4). Bunlardan insan ve ayakkabı biçimli olanları dikkat çekicidir (Çizim: 4; 4,6 ). Kazılarımız sırasında çok sayıda sayaç taşı olduğunu düşündüğümüz konik ve dairesel biçimde token bulunmuş, ve aynı işlevi gördüğü düşünülen seramik diskler de ele geçmiştir (Çizim: 5). Ayrıca, taş buluntular arasında bir topuz başı bulunmuştur (Çizim: 6). Silindirik gövdesi üstüne işlenmiş yivli ve kabartma bezemesi ile bu topuz başı Tell Kurdu ile eşzamanlı diğer Kalkolitik yerleşim yerlerinde bulunan taş işleme eserlerden farklılık göstermektedir. Buna ilaveten, çok sayıda, çeşitli taşlardan yapılmış cilalı baltalar (Çizim: 7), ve boncuklar, basalttan ezgi ve öğütme taşları, ve çakmaktaşı/obsidyen alet bulunmuştur (Çizim: 8). Ele geçen taş aletler arasında çok sayıda dilgi, yonga, kazıyıcı, delici ve çekirdek yer almaktadır. Çıkan taş alet ve debitajın büyük çoğunluğunun hammaddesi çakmaktaşıdır. Ancak taş buluntularımızın %30'u kadarı obsidyendir. Kemik aletler arasında bızlar (Çizim: 9; 1,5,8-9), spatulalar (Çizim: 9; 7), düğmeler (Çizim: 9; 2-4) ve çeşitli süs eşyaları bulunmaktadır.

 

Laboratuar Çalışmaları

2001 Tell Kurdu kazı sezonu sürerken, Mustafa Kemal Üniversitesinin bize kullanım için vermiş olduğu laboratuarda seramik, taş ve obsidyen alet ve mikroarkeoloji analizleri ile birlikte restorasyon, seramik ve küçük buluntu çizimi ve fotograf çekimi gerçekleşmiştir. Botanik örneklerin ve hayvan kemiklerinin incelenmesine devam edilmektedir. Ayrıca, odaların kullanım amaçlarını belirlemek için tabanlardan belirli aralıklarla alınan toprak örneklerinin mikro-arkeolojik[1] ve kimyasal[2] analizleri yapılmaktadır.

 

Sonuç

Açılan 700 metrekarelik alanda bulunan sokak ve evler Kalkolitik Çağ mimarisi açısından enderdir. İlerki yıllarda planlanan Tell Kurdu kazılarında amaç bu köyün farklı kısımlarını ve mahallelerini gün ışığına çıkarmaktır. Bu sayede bu Kalkolitik ve Halaf ile İlişkili toplumda mahalleler arasındaki etnik, sosyal, kültürel, ekonomik ve politik farklılıkları inceleyerek Kalkolitik Çağa aydınlık kazandırmayı umuyoruz.

 

 

Bibliografya

 

BRAIDWOOD, R.J., L. BRAIDWOOD, 1960: Excavations in the Plain of Antioch I. The earlier Assemblages A-J, Chicago (Oriental Institute Publications 61).

 

YENER, K.A., 2001: 1999 Tell Kurdu Kazıları. 22. Kazı Sonuçları Toplantısı, Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 231-246.

 

YENER, K.A., C. EDENS, J. CASSANA, B. DIEBOLD, H. EKSTROM, M. LOYET and R. ÖZBAL, 2000a: Tell Kurdu Excavations 1999, Anatolica 26: 31-117.

 

YENER, K.A., C. EDENS, T. HARRISON, J. VERSTRAETE, T.J. WILKINSON, 2000b: The Amuq Valley Regional Project, 1995-1998, American Journal of Archaeology 104, 163-220.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÇİZİM VE RESİMLERİN ALTLARINA YAZILACAK NOTLAR:

____________________________________________________________________

ÇİZİMLER

 

Çizim 1: Tell Kurdu 1998,1999 ve 2001 kazı alanlarını belirten topoğrafik plan (Paul Zimmerman'ın planından uyarlanmıştır). 

 

Çizim 2: Tell Kurdu 2001 Amik C dönemi yerleşmesinin planı (12, 16, 20, 21, 22, 23, 24, 25 ve 26 numaralı açmalar; Çizimler: Fokke Gerritsen)

 

Çizim 3: Tell Kurdu 2001 Amik C dönemi çanak çömleklerinden örnekler (Çizimler: Mücella Erdalkıran).

 

Çizim 4: Tell Kurdu 2001 Amik C dönemi mühürlerinden örnekler. seramik 1; taş 2-7 (Çizimler: Mücella Erdalkıran).

 

Çizim 5: Tell Kurdu 2001 Amik C dönemi konik tokenler (üst sıra), yuvarlak tokenler ve sayaç taşları (orta sıra) ve seramik diskler (alt sıra; Çizimler: Mücella Erdalkıran).

 

Çizim 6: Tell Kurdu 2001 Amik C dönemi taş topuz başı (Çizimler: Mücella Erdalkıran).

 

Çizim 7: Tell Kurdu 2001 Amik C dönemi taş baltalardan örnekler (Çizimler: Mücella Erdalkıran).

 

Çizim 8: Tell Kurdu 2001 Amik C dönemi obsidyen ve çakmaktaşı aletler 1-7; Halaf Dönemi yerleşimlerinden bilinen çift delikli obsidyen obje 8 (Çizimler: Mücella Erdalkıran).

 

Çizim 9: Tell Kurdu 2001 Amik C dönemi kemik aletler (Çizimler: Mücella Erdalkıran).

__________________________________________________________________

RESİMLER

 

Resim 1: Tell Kurdu 2001; 22 ve 25 numaralı açmaların batıdan görünümü

 

Resim 2: Tell Kurdu 2001; 12 numaralı açmada ortaya çıkarılan yemek hazırlama ve pişirme mekanı

 

Resim 3: Tell Kurdu 2001; obsidyen dilgi

 

Resim 4: Tell Kurdu 2001; 20 numaralı açmada bir niş veya kapı eşiğine yerleştirilmiş buluntular

 

Resim 5: Tell Kurdu 2001; 25 numaralı açmada ele geçen in sitü küpler

 

 

 



* Rana ÖZBAL, Northwestern University, Department of Anthropology, 1810 Hinman Ave, Evanston, IL 60208, USA

Dr. Fokke GERRITSEN, Vrije Universiteit Amsterdam, Archaeology Institute, De Boelelaan 1105, 1081 HV Amsterdam , The Netherlands

Dr. K. Aslıhan YENER, 1155 East 58th Street, Oriental Institute, University of Chicago, Chicago, IL 60637, USA

(1) 1 cm'den daha küçük olan ve odalar kullanılırken kil tabanların içine gömülen seramik, kemik, deniz kabuğu ve taş parçacıklarından ibaret olan mikrobuluntular, sayesinde odaların işlevleri hakkında tahmin yürütmek mümkün olmaktadır. Ayrıca, mekanlarda bulunan mikro malzemenin büyüklük dağılımı o mekanın kullanım amacını yansıtabilir. Örneğin sık kullanılan bir mekandaki malzemenin ebatları ayak altında daha çok ufalandığı için (depo gibi az kullanılan bir yerden) daha küçüktür. Bu metod sayesinde odaların işlevleri açıklık kazanmaktadır.

(2) Tell Kurdu'da ilk defa 2001 yılında uygulamaya başladığımız tekniklerden biri tabanlardan alınan kimyasal analizlerdir. Yemek pişirme ve hazırlama gibi bazı işlevlerin organik ve inorganik kalıntılar bıraktığını, kemik ve deniz kabuğu kalıntılarının kalsiyumca zengin olduğunu, insan ve hayvan dışkılarının fosfat içerdiğini göz önünde bulundurarak sert tabanlı odalarımızdan 50 cm aralıklarla toprak örnekleri toplanmıştır. Bu örneklerin kimyasal analizleri yapılarak mekanlardaki işlevlerin türlerininin belirlenmesine çalışılmaktadır.