PLEASE NOTE: TURKISH CHARACTERS APPEAR ONLY WHEN VIEWED WITH INTERNET EXPLORER OR RECENT VERSION OF NETSCAPE.
ONEMLI NOT: TURK ALFABESININ TUM HARFLERINI OKUYABILMEK ICIN YA INTERNET EXPLORER PROGRAMINI YA DA NETSCAPE PROGRAMININ YENI BIR VERSIYONUNU KULLANINIZ.
Article reproduced with permission from author. Bildiri yazarin izni ile internette yayinlanmaktadir.
TELL
KURDUDA MİKRO ARKEOLOJİK ÇALIŞMALAR
Tell
Kurdu Hatay İli, Reyhanlı İlçesi'nde Amik Ovası'nın
ortasında yer alan Kalkolitik bir yerleşim yeridir. Bu bildiride Tell
Kurdu kazılarının Kuzey Bölgesi açmalarında ortaya çıkarılan
ve M.Ö. 6. bin yılın sonuna tarihlenen Amik C Dönemi yani Halaf ile
İlişkili Dönem üzerine yoğunlaşılacaktır (Çizim:
1). Bu alanda kazı çalışmaları 2001 yılı yazında
gerçekleşmiştir (Özbal, Gerritsen ve Yener, 2003).
Bildiride
öncelikle Tell Kurdu araştırmalarımızda ana amaçlarımız
ve sorularımız belirtilecektir. İkinci olarak bu soruların
cevaplandırılmasında kullanılan metotlardan söz edilip,
mikro arkeoloji tanıtılacaktır. Sonra mikro arkeolojik çalışmaların
ve mikro buluntuların arkeolojiye katkıları sunulacak ve analizi
tamamlanmış mikro çalışma sonuçlarından örnekler
verilerek bu tekniğin potansiyeli gösterilecektir. Bu çalışma
kapsamında incelenen mikro arkeolojik örneklerin analizi henüz
tamamlanmadığından kesin ve daha kapsamlı sonuçlar ileride
belirlenecektir.
Tell
Kurdu'da ana amacımız, ortaya çıkarılan ev, sokak ve
avlulardan oluşan mimari kompleksleri bir mekan çalışması
çerçevesi altında incelemek, çeşitli oda ve alanlarda işlev ve
faaliyetleri tespit edebilmektir. Özellikle yapı ve yapı grupları
arasında farklılıkları ve benzerlikleri tanımlamaya, ve
aralarındaki ilişkileri anlamaya çalışmaktayız. Bu bakış
açısı arkeolojik malzemenin buluntu yerini önde tutan çok boyutlu
ve entegre bir çalışma gerektirmektedir. İn
situ pozisyonda bulunan malzemeler bize mekan işlevlerini doğrudan
verebilmektedir. Ayrıca, her mekanın iyi kontekstlerinden ele geçen tüm
arkeolojik buluntular bir arada oda içersindeki buluntu yerlerine de dikkat
edilerek incelendiklerinde işlev konusunda bilgi sunabilmektedirler. Fakat
bilindiği gibi afet durumları dışında, buluntular yapılar
terk edilirken sakinler tarafından derlenmekte ve çoğu zaman mekanların
işlevlerini yansıtamamaktadır. Bu gibi durumlarda mikro çalışmalar
bu bilgiyi sağlayabilmektedir.
Mikro
buluntular, 15 mm'den daha küçük olan arkeolojik malzeme parçacıklarına
verilen addır[1].
Odalar kullanılırken düşürülen ve kırılan,
temizlenmeyen süprüntülerin, ayak altında ezilerek zamanla kil tabanların
içine gömülmesi ile oluşmaktadırlar. Ebatlarının küçüklüğünden
dolayı günlük temizleme işlevlerinde gözden kaçan, ve kayıp
olmaya daha eğilimli olan mikro buluntular, bazı durumlarda mekan işlevlerini
daha doğru bir şekilde yansıtabilmektedirler.
Mikro
buluntuların incelenmesi sayesinde arkeolojik malzeme içermeyen odaların
işlevleri hakkında da tahmin yürütmek mümkün olabilmektedir. Aynı
şekilde bu yöntemle elde edilen sonuçlar in
situ malzeme ve diğer arkeolojik bulgular ile beraber incelendikleri
zaman mekanlarda birden fazla işlev tesbit edilebilmekte ve odaların işlevlerine
çok yönlülük getirilebilmektedir. Mikro malzemenin büyüklük dağılımı
da mekaların kullanım amacını yansıtabilir. Örneğin
sık kullanılan bir mekandaki malzemenin ebatları ayak altında
daha çok ufalandığı için depo gibi az kullanılan bir
yerden daha küçük olabilmektedir. Bu metot sayesinde odaların işlevleri
açıklık kazanmaktadır.
Mikro buluntular arasında seramik, kemik,
yontma taş yontukları, yumuşakca parçacıkları ve
boncuklar yer almaktadır. 1 mm boyda seramik parçacıklarından
bile seramik mal gruplarını tespit etmek ve varsa boya, perdah, ve
benzer yüzey işlemlerini görebilmek mümkündür. Mikro kemiklerin çoğu
parçacık halinde olduğu için tür tesbiti yapmak genelde mümkün
olmasa da balık ve kuş kemikleri yapılarının farklılığından
belirlenebilmektedir. Mikro buluntular arasında yukarıda belirtildiği
gibi çakmaktaşı ve obsidyenden yongalar ve yumuşakça parçacıkları
da bulmaktayız. Yonga ve yonga parçacıkları yontma taş
aletlerin yapım yerlerinin göstergeleri olarak
TELL
KURDU'DA MİKRO ARKEOLOJİK ANALİZ SONUÇLARI
Tell Kurdu yerleşiminin en belirgin ve ilginç özelliklerden biri
yapıların sokaklar ile birbirinden ayrılmış olmasıdır.
Sokaklardaki birikim dolgularına baktığımız zaman bu
alanların genelde çöplük gibi kullanılmış olduğunu görmekteyiz.
Özellikle hayvan kemiklerince ancak aynı zamanda taş alet ve çanak
çömlek parçalarınca yoğundurlar.
Tell
Kurdu'da uygulamakta olduğumuz mikro arkeolojik çalışmalar için
alınan toprak örneklerinin hacim miktarını bildiğimiz için,
mikro buluntu yoğunluklarını kolaylıkla hesaplayabilmekteyiz[2].
Özellikle sokak ve oda içleri yoğunluklarını incelediğimiz
zaman sokak örnekleri ile oda ve avlu örnekleri arasında büyük bir
kontrast görmemiz mümkündür. Tablo 1'de sokaklardan ve odalardan alınan
örneklerde mikro buluntu yoğunluklarını görmektesiniz.
Tablodaki değerler her örnekde bulunan toplam mikro buluntu sayısının
alınan örneğin litre olarak hacmine bölünerek hesaplanmıştır.
Tabloda
değişik mikro buluntular arasında büyük farklar görmeniz mümkün.
Hem sokaklarda hem de odalarda mikro kemik yoğunluğu diğer mikro
buluntu çeşitlerine göre çok yüksekdir. Bu da kemiklerin ayak altında
çabuk ufalanmasından kaynaklanmaktadır. Fakat mikro buluntu çesitleri
arasındaki farklar bir yana, mikro buluntu türlerinin, sokak ve oda-avlu
olmak üzere ayrı mekan türlerinin dağılımlarına baktığımız
zaman, seramik ve yontma taş kategorileri için sokak değerlerinin,
yapıların iki katı, mikro kemiklerin ise üç katı değerde
olduğunu görmekteyiz. Yumuşakçaların aynı dağılımı
göstermemeleri bölgedeki doğal dolgularda da bulunmalarından
kaynaklanmaktadır (Tablo: 1).
Örnekler
iki mekan arasında mikro buluntular açısından büyük fark olduğunu
ve dağılımlarının rastgele olmadıklarını
göstermektedirler. Bu fark oda tabanlarının sokaklardan daha sık
süpürülerek temizlenmesi ve sokaklara atılan çöplerin yoğun bir
şekilde ayak altında ufalanmasından kaynaklanabilmektedir.
MİKRO
BULUNTULAR VE İŞLEVLER
Mikro
buluntular mekanlarda gerçekleşen işlevleri anlamak açısından
önemlidirler. Tamamlanan mikro arkeolojik çalışmalar sonucunda bir
kaç işlev göstergesi ele geçmiştir. Çalışmalar halen
devam etmektedir. Bu bildiride mikro kemik ve mikro yontma taş parçacık
sonuçlarından iki ayrı örnek sunulacaktır.
Mikro
kemik bulgu sonuçları 22 numaralı açmada bulunan payandalı yapıda
görülmektedir (Çizim: 1[3],
Resim: 1). Kemik yandığı zaman gözle ayırt edilebilecek
fiziksel bir değişime uğradığı için, mikro
buluntular arasında yanmış mikro kemik yoğunluğu, ve bu
miktarın yanmamış mikro kemik yoğunluğu ile kıyaslanması
sonucunda bir mekanda gerçekleşmiş yanma faaliyetini görebilmemiz mümkündür.
Yukarıda bahsedilen yapının dört ayrı tüm tabanlarının
her birinde yanmış mikro kemik oranı oda ortasında yoğunlaşmıştır.
(Çizim: 2, Tablo: 2). Yanma faaliyetinin her tabakada aynı yerde devam
etmesi bu odada farklı yapı katlarında işlevler açısından
bir devamlılık olduğunu belirtmektedir. Kazı sürecinde
burada gözle görülebilir yanık farkedilmemesi de ayrıca, bu çalışmaların
bize aksi takdirde bilinemeyen bazı faaliyetleri belirtebildiğini göstermektedir.
Mekan
işlevlerini en iyi yansıtan mikro buluntu çeşitlerinden biri de
mikro çakmaktaşı yontuklarıdır (Resim: 2). Aynı renk
ve dokuya sahip çakmaktaşı yontuklarının yoğunlukları
sayesinde, yontma faaliyetlerinin yerlerini saptayabilmekdeyiz. 12 numaralı
açmada bulunan yapı komplexinin avlusunda taş yontma faaliyetinin gerçekleştiğini
görebilmekteyiz (Çizim: 1[4],
Resim: 3). Taş alet yontmak için avlu gibi açık bir mekan şeçilmesi
beklentilere uymaktadır. Tablo 3'de bu avluda bulunan toplam mikro yontma
taş yoğunluğu, yapılarda ve sokaklarda ele geçen ortalama
mikro yontma taş yoğunluk değerleri ile karşılaştırılmaktadır
(Tablo: 3). Görüldüğü gibi bu mekanda ele geçen toplam taş alet
miktarı diğer mekanlardan kat kat fazladır.
12
numaralı açmanın avlusunda farklı çakmaktaşı
kitlelerinden ayrı zamanlarda taş alet üretilmiştir. En belirgin
örnek, avlunun ortasında bulunmaktadır. Burada çok sayıda,
aralarında korteksli parça içeren açık sarı renkli kumlu çakmaktaşından
mikro yongalar bulunmuştur. Ayrıca avlunun güneyinden alınan başka
bir örnekte de yongalama faaliyeti belirten kırmızımsı
kahverengi mikro yontma taş artıkları bulunurken, avlunun batısında
ve yanda bulunan odanın kapı girişinde ise, 1-4 mm boyda bir çok
obsidiyen yonga belirlenmiştir (Çizim: 3).
Mikro
yontma taş artıkları ve yongalar buranın bir taş alet
üretim yeri olduğunu gösterdiği gibi, odalar arasındaki geçiş
düzenini de aydınlatmaktadır. Bej-sarı renkte çakmaktaşından
benzer yongaların avlunun doğusunda bulunan diğer bir mekana
kadar uzanması bu iki mekan arasında bir kapı olması gerektiğini
göstermektedir (Çizim: 3). Kazı sırasında bu belirlenen bu iki
mekan arasında bir geçiş olduğu düşünülse de emin
olunamamıştı. Şimdi mikro arkeolojik yöntemler sayesinde
yerleşimin geçiş düzeni aydınlık kazanmaktadır.
SONUÇLAR
Sonuç olarak mikro arkeoloji ve mikro buluntu analizi mekanlarda gerçekleşen
bir takım faaliyetleri tespit edebilmemizi sağlayabilmektedir. Bu
bilgi çok çeşitli ve çok yönlüdür. Sokak ve yapılar ayırımında
gördüğümüz gibi mikro buluntular mekandan mekana büyük farklılık
gösterebilmektedir. Bu yöntem faaliyelerin mekan içerisindeki yerlerini de
tespit edebilmektedir. Ayrıca payandalı yapıda görüldüğü
gibi bir mekanda gerçekleşen işlevlerin çeşitli yapı
katlarında devamlılık gösterip göstermediklerini
anlayabilmekteyiz. Aynı şekilde, mikro buluntular bize yerleşim
geçiş düzeni hakkında da önemli bilgi sağlayabilmektedir.
TEŞEKKÜR
Tell
Kurdu Kazıları 2001 sezonu A.B.D.
National Science Foundation Doctoral Dissertation Improvement bursu, Wenner-Gren
Foundation for Anthropological Research bursu, Fulbright-Hays
Doctoral Dissertation Research Abroad Program bursu, ARIT (American Research Institute in
KAYNAKÇA
COURTY,
M.A., GOLDBERG P.,
ÖZBAL,
R., 2000, "Microartifact Analysis 1999", Anatolica
26, 49-55.
ÖZBAL,
R., GERRITSEN, F., YENER, K.A. 2003, "2001 Tell Kurdu Kazıları"
24. Kazı Sonuçları Toplantısı,
1. Cilt, T.C. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler
Genel Müdürlüğü, 501-512.
RAINVILLE,
L., 2001, "Micro-Debris Based Functional Analysis of Late EBA Houses:
Building Unit 4", Anatolica 27.
*
Rana ÖZBAL, Northwestern University, Department of Anthropology,
[1]
Bazı çalışmalarda maksimum boyut 10 mm olarak alınmaktadır
(Courty ve diğerleri, 1989; Rainville, 2001)
[2]
Alınan ortalama toprak örnek
hacimi 2 litredir. Örnekler genelde oda tabanlarından, oda ortaları,
kenarları, köşeleri, kapı girişleri olmak üzere farklı
yerlerden toplanmıştır. Kullanılan analiz yöntemleri Özbal
2000:50'de açıklanmıştır.
[3]
Payandalı oda Çizim 1'de A harfi ile işaretlenmiştir.
[4]
12 numaralı açma Çizim 1'de B harfi ile işaretlenmiştir.